Konca Kuriş (1961-1998)

Yazar: Rümeysa Çamdereli

18.03.2022

Ayşenur Değer, Rümeysa Çamdereli 1

Türkiye’deki Müslüman kadın hareketinin 2 tarihi Konca Kuriş’siz anlatılamaz. İnandığı ve  savunduğu gerçekleri türlü toplumsal baskılara rağmen ifade edebilmiş, kamusal alana sözüyle  çıkabilmiş cesur kadınlardan biri o. Ne acıdır ki söz söylemenin bedelini de en ağır şekilde,  hayatıyla ödedi. Konca Kuriş’in ödediği bedel dönemin şartlarıyla açıklanabilecek tekil bir  örnek değil. Aksine, onun hikayesi Türkiye’de kadınların ve kadın hareketinin kendini var etme  yolunda karşılaştığı risklerin ve gösterdiği cesaretin bir sembolü.  

Zira kendini Müslüman (ve) feminist olarak tanımlayan, Havle Kadın Derneği 3 gibi yapılarda  aktif bir şekilde çalışan, Müslümanlık ve feminizm alanında söz üreten kadınlar için, bizler için  Konca Kuriş’in değeri ölçülemez. Erkek ulemanın dini yorumlama tekelini elinde tutmasına,  dinin ataerkil yorumlanmasına ve ataerkinin dinen meşrulaştırılmasına itirazı vardı Konca  Kuriş’in. Allah katında cinsiyetin bir üstünlük teşkil etmediği, kadın ve erkeğin eşit olduğu gibi  bazı temel noktaların yanında, dini pratiklerin yaşanışına dair de söz söyledi. Sormaya cesaret  ettiği sorulardan bazıları şunlardı: Kadınlar regl dönemlerinde neden ibadetten alıkonuyordu?  Kur’an’da başörtüsü ifadesi yer alıyor muydu? Çok eşlilik günümüz şartlarına uyuyor muydu?  Anadilde ibadet edilemez miydi? Ne yazık ki bugün de sormanın hiç kolay olmadığı bu soruları  Konca Kuriş televizyon programlarında, yazılarında tartıştı. İslam hukukunda kadının yerinin  tekrardan masaya yatırılması gerektiğini öne sürüyordu. Aynı zamanda aktivistti, Mersin  Kadın platformuna üyeydi. Kadınların ekonomik özgürlüğünü, boşanma hakkını  savunuyordu 4. 1995 yılında Mersin Bağımsız Kadın Derneği’nin düzenlediği “Müslüman Kadın Kimliği” temalı panelden sonra ilk tehditleri almaya başlamış, ama konuşmaya ve yazmaya devam etmişti 5.

Konca Kuriş’in kadın hareketine eklemlenmesi din ile ilişkisi ile paralel giden bir süreç olarak  tanımlanabilir. Erken yaşta oğlunun deyimiyle “kocasını kaçırarak” evlenen ve muhafazakâr bir aileye giden Kuriş, bu çevre aracılığıyla tarikatlarla tanıştı 6. Bu tanışma ilk etapta onu dine  yöneltti, fakat tarikat ortamında karşılaştığı olaylar ve süregelen hakikat arayışı neticesinde  Allah’a ulaşmanın bir aracıdan geçmediğine kanaat getirdi. Kur’an ve akıl temelli bir din  anlayışına yönelen Kuriş, dini erkek egemen dünya görüşünün pençesinden kurtarma amacı  gütmeye başladı. Feminizmle ve kadın hareketiyle ilişkisi eş zamanlı olarak gelişti ve Mersin  Bağımsız Kadın Derneğine katıldı. Başörtülü bir kadın olarak dernekteki varlığı ilk etapta  dernek üyeleri tarafından tepkiyle karşılandı ve 30 dernek üyesi istifanın eşiğine geldi. Bu olay  Kuriş’in kendini “İslami feminist” olarak tanımlanmasında rol oynadı 7.

Konca Kuriş’in dernekteki en önemli gayelerinden biri şiddete maruz kalan, boşanmak istediği  halde engellenen kadınlar için sığınma evi açmaktı. Konca Kuriş’in kadına yönelik şiddete  karşı hassasiyetine örneklerden biri olarak oğlu Yahya Kuriş şu hikâyeyi anlatır: “Bir gece eve  dönerken; üç adamın bir kadını zorla arabaya bindirmeye çalıştığını gördük. Annem gece  nöbetindeki taksicilere dönüp “Görmüyor musunuz arkadaş? Kadını zorla götürüyorlar. Bir şey  yapsanıza” diye bağırdı. Adamlara doğru koşmaya başladı, ama gidene kadar adamlar kadını  arabaya zorla bindirip götürdüler. Annem “Niye yardım etmediniz?” diyerek başladı  taksicilerle kavga etmeye. Taksicilerden bir tanesi “Aman abla, gece gece o kadının sokakta ne  işi var?” dedi. Annem “Ne demek istiyorsun lan sen? Ben de kadınım ve sokaktayım.” diye  bağırdı o taksiciye.” 8

Konca Kuriş’in bu güçlü hikayesi, kendine ve dine dair arayışları sırasında bir süre içinde  bulunduğu ve sonrasında açık bir şekilde eleştirdiği Hizbullah tarafından dehşet bir şekilde  öldürülmesiyle sona erdi. 16 Temmuz 1998’de evinin önünden üç silahlı kişi tarafından  kaçırılan Kuriş’ten 18 ay boyunca haber alınamadı, cansız bedeni Hizbullah’ın örgüt  evlerinden birine yapılan operasyon sonucunda bulundu. Kuriş’in kayıp olduğu sürecin kendisi bile feminist hareket için önemli bir kırılma noktası oldu. 2 Ağustos 1998 tarihinde Taksim  Meydanında gösteri yapan kadınlar “Düşünceleri, siyasi görüşleri, dini inançları, kadın  sorunlarına bakışları ne olursa olsun, her türlü baskıya ve şiddete maruz kalan kadınlarla  dayanışma” içinde olduklarını belirterek Kuriş’in sağ bulunmasını istedi 9.

 

Tanıklıklar: Farklı Kadınların Bir Arada Feminist Mücadelesi

Konca Kuriş’in bizlere miras bıraktığı ve hala üzerine çokça emek harcamayı gerektiren konulardan biri feminist hareket içerisinde farklı özneliklerin, bu özneliklerden biri olarak da Müslüman kadınların varlıklarının ve görünürlüklerinin desteklenmesi. Konca Kuriş’in Mersin Bağımsız Kadın Derneği’ne dahiliyeti ve sonrasındaki süreç, feminist hareket içerisindeki dahiliyet tartışmasına bir cevap niteliğinde.

Mersin Bağımsız Kadın Derneği’nden Bedia, Konca Kuriş’in dernekteki varlığının yarattığı dönüşümlerle ilgili şunları söylüyor: “İslami kadını hepimizin çok dışladığı bir gerçek. Konca beni bu noktada çok etkiledi. İslami düşüncenin kendisi bana çok uzak ama o çevredeki kadınlarla diyaloğun önemini bize Konca öğretti.” … “Konca ile ‘Savaşa Hayır Mitingine’ gittik, sosyalistlerin düzenlediği bir mitinge, savaşa karşı olduğu için geldi ve kimin düzenlediğinin hiç umurunda olmadığını söyledi” … “Cenazesinde kendi kendime, ‘Helal olsun sana Konca, kimleri yan yana getirdin,’ dedim. Her çevreden insan vardı.” 10

Yine Mersin Bağımsız Kadın Derneği’nden Ayla, Konca Kuriş kaçırıldığında dernek olarak  yaşadıkları süreci şöyle anlatıyor: “Konca kaçırılınca çok şaşırdık. Kendimize gelir gelmez bir  basın açıklaması yaptık. Afişleme yaptık. Sonra başka illerdeki kadın örgütleriyle birlikte sağ  olarak bulunmasını talep ettiğimiz basın toplantısını yaptık. Konca’nın bulunmasına yardımcı  olacak her türlü bilgi için telefon numaralarımızı verdik. Ama üzerimizde de çok baskı  hissettik. İlk kez yaşadığımız bir durumdu. Konca’nın derneğimize üye olması bile sıradışı bir  olayken, bir de kaçırılınca nasıl davranacağımızı şaşırdık.” … “O derneğimiz için büyük  zenginlikti. Derneğe üyeliği de olaylı oldu, bazı arkadaşlarımızın ayrılmasına yol açtı ama biz  sürekli bu derneğin kadınlar arasında ayrım gözetmeksizin çalışan bir dernek olduğunu  anlatmaya çalıştık.” 11 

Konca Kuriş’in bu alandaki mücadelesi, feminist hareket içerisindeki varlığı günümüzde, 2019  yılında feminist aktivizm içerisinde yer almaya çalışan, emek harcayan kadınlar için çok  önemli bir örneklik oluşturuyor.

 

Konca Kuriş’in Dine Dair Yorumları ve Temsiliyeti 

Konca Kuriş’in bugüne bıraktıklarının merkezinde dine dair ataerkil yaklaşımları sorgulayan,  yenilikçi ve kadınları önceleyen yorumları yer alıyor. Sibel Eraslan: “Konca’nın ölümü  başörtülü olup da ortada olan (kamusal görünürlüğü olan) kadınlara bir gözdağı” diyor  Pazartesi dergisinde yayınlanan yazısında 12. Ancak Konca Kuriş’in İslami camiada pek de  sahiplenildiğini söylemek mümkün değil. 

Yeni Bizim Aile Dergisinden Yasimen Güleçyüz Konca Kuriş’in din hakkındaki yorumları ve  dergi olarak onunla kurdukları mesafe hakkında şunları söylüyor: “Konca Kuriş televizyon  programlarından izlediğimiz kadarıyla dinde reform yapma taraftarı bir hanımdı. Türkçe ibadet  noktasında birtakım tespitleri vardı. Fakat bunlar bizim tasvip etmediğimiz şeylerdi. Biraz uzak  durduk. Dergimizde de fazla bahsetmedik. Başına gelen hadiseye baktığımızda, çözümün bu  olmadığını söyleyebiliriz. Tabii ki insanlar konuşacak, fikir yürütecek ama faili meçhul  cinayetlerle, adam kaçırmalarla çözülecek hadiseler değil bunlar.” 13

Emine Şenlikoğlu ise: “Konca Kuriş’in çok haklı yönleri de çok yanlış yönleri de vardı. İslam’ı  bilmiyordu. Fakat ezber birtakım ideolojilerin etkisinde kalmıştı; o etkiyi İslama ilave etmeye  çalışıyordu. Fakat bunu yapan sadece o değildi ki. Neden Konca Kuriş’e soruldu bunun hesabı?  Hakikaten Konca Kuriş inanan insanların onurunu kırıyordu. Bu bir şey değil. Ama İslami  hükümleri değiştiriyordu.” … “Cuma namazını kadınlar kılabilir, kılamaz diye bir şey yok. O  illaki erkeklerin içinde olsun diyordu. O kadar erkeklerin içinde olma merakı neden?” …  “Benim üzüldüğüm keşke ayetleri inkâr etmeseydi. İslam’da başörtüsü yok diyordu. Oysa ben  onunla karşılaştığım zaman, başörtüsü var ama kadın mecbur değil diyordu. Ekran arkasında  söylediği buydu. Ekranda da başörtüsü yok, ama kadın korunmak için takıyor diyordu.” 14

Bugünden bakıldığında, İslami camiadan kadın ve erkeklerin Konca Kuriş’le kurduğu mesafe,  günümüzde de önemli bir gerçekliğe denk gelen bir yalnızlığa işaret ediyor. Kendisine gelen  tüm bu eleştirilere Konca Kuriş’in kendisi, yine Pazartesi dergisinde yayınlanan yazısında en  sade ve güzel şekilde cevap veriyor: 

“… Öncelikle Müslüman bir kadın olarak haklarımı istiyorum. Bugünkü Kur’an meallerindeki  hatalardan çok şikayetçi olup bunları bir dini tahrif olarak görüyorum. Şimdiye kadar Kur’an’ı  hep erkek egemen toplum çevirdiğinden dolayı kadınlarla ilgili olan hükümlerde çok sert  çeviriler yaptıklarını büyük bir esefle kınıyorum. İkinci bir hasar da, vahiy inmeden önceki  toplumun sosyolojik yapısını iyi bilmemiz gereklidir. Kur’an’ın nazil olduğu dönemdeki kadın  erkek ilişkileri, karı-koca ilişkilerini iyi bilmek bu ilişkileri vahyin indiği ilk dönem içinde  değerlendirmek gerekir. Tarih olarak farklı bir dönemdeyiz. Bugünden o güne gideceğimize o  günden bugüne gelerek düşünmek gereklidir. (…) Acaba gerçekten benim Müslüman kadın  olarak haklarım yerine konmuş mudur? Hayır konmamıştır. Ben, Rabbimin bana vermiş olduğu  geniş yolda haklarımı istiyorum. Bugüne uygun miras haklarımı istiyorum. Diğer bir önemli  konu da kadınların pislik olması konusudur. Kadınların ay hali pislik midir? Bu toplum  erkeğiyle, erkek gibi düşünen kadınıyla nasıl böyle bir hükme vararak bizi namazdan, oruçtan,  Kur’an okumaktan alıkoyarak Rabbimizden uzaklaştırabilirler? Hiç Rabbimizin yerine haram  koymaktan utanmazlar? Benim doğurganlığımdan kaynaklanan ve çocuğumun anne  karnındayken beslendiği o kana pislik diyemezler. 58/1 “Allah kocası hakkında seninle tartışan  ve Allah’a şikâyette bulunan kadının sözünü işitti.” Burada meselenin altını çizmek gerekli. O  onurlu kadın Havle binti Salebe haklarını araması uğruna peygamberle tartışıyor ve şikayetini  Allah’a bildiriyordu. Ben de Konca binti Nilüfer Müslüman bir kadın olarak beni suçlayan,  evrensel olmayan kafalara sahip insanları Rabbime şikâyet ediyor, haykırıyor ve çığlık  atıyorum.” 15

 

Sonuç Niyetine 

Konca Kuriş hakkında hala çok az şey biliyoruz. Söylediklerini söylemeye, doğru bildiğini  anlatmaya çok azımız cesaret edebiliyoruz. Konca Kuriş’in örnekliğini gerçek anlamda  hatırlamak bizce ancak katlinin içimize saldığı korkuya rağmen mücadele etmeyi  başardığımızda mümkün olabilecek.

_

  1. Bu yazı Rümeysa Çamdereli ve Ayşenur Değer tarafından, Havle Kadın Derneği adına kaleme alınmıştır.
  2. Yazının temel çerçevesini oluşturan Müslümanlık, İslam ve feminizm ilişkileri konusundaki literatürde  Müslüman kadın hareketi, Müslüman feminist hareket, İslami feminist hareket, İslami kadın hareketi gibi birçok  kullanım var. Konca Kuriş özellikle İslami feminizm kavramı ile anılıyor. Biz burada Müslüman kadın hareketi  kavramı ile, kamusal alanda kendisini Müslüman kimliğiyle tanımlayan, kadınların kamusal görünürlüklerinin  artması ve kendilerine özgü söz ve eylemler üretmesini savunan hareketi ifade ediyoruz. Müslüman kadın  hareketini bir çatı kavram olarak kullanıyor, Müslüman feministleri/İslami feministleri de bu çatının altında  konumlandırıyoruz.
  3. Havle Kadın Derneği, 2018 yılı Ekim ayında Türkiye’de Müslüman feminist kimlikle kendini doğrudan  özdeşleştiren ilk dernek olarak kuruldu.
  4. The Turkish Hezbollah’s Killing Spree Exposed (2000), Belgesel: https://www.youtube.com/watch?v=1WHS4yFzx-4&feature=share (Erişim, Eylül 2019)
  5. Kuriş, Yahya. (2014). Ot Dergisi, Kasım Sayısı, Röportaj
  6. Kuriş, Yahya. (2018). “Annem Konca Kuriş” Medya Scope Röportaj https://www.youtube.com/watch?v=03ay_m1ZsLw (Erişim: Eylül 2019)
  7. Sabah Gazetesi Online Arşiv. (2000) “Koncanın Vasiyeti” http://arsiv.sabah.com.tr/2000/01/29/g04.html (Erişim: Eylül 2019)
  8. Kuriş, Yahya. (2014). Ot Dergisi, Kasım Sayısı, Röportaj
  9. Çatlak Zemin: “16 Temmuz 1998: Müslüman feminist Konca Kuriş Hizbullah tarafından kaçırıldı” https://catlakzemin.com/16-temmuz-1998-musluman-feminist-konca-kuris-hizbullah-tarafindan-kacirildi/ (Erişim: Eylül 2019)
  10. Pazartesi Dergisi, Mart 2000, s.6
  11. Pazartesi Dergisi, Mart 2000, s.6
  12. Pazartesi Dergisi, Mart 2000, s.7
  13. Pazartesi Dergisi, Mart 2000, s.7
  14. Pazartesi Dergisi, Mart 2000, s.7
  15. Pazartesi Dergisi, Mart 2000, s.8


Etiketler: islami feminizm  Konca Kuriş  Mersin Bağımsız Kadın Derneği  Mersin Kadın Platformu  Pazartesi dergisi 

Paylaş

Önerilen Yazılar

Konca Kuriş (1961-1998)
Konca Kuriş (1961-1998)
Müslüman Aile Yasalarındaki “Ataerki DNAsı”nı Çözümlemek
Müslüman Aile Yasalarındaki “Ataerki DNAsı”nı Çözümlemek
İslam ve Feminizm Kavuştuğunda 3
İslam ve Feminizm Kavuştuğunda 3
İslam ve Feminizm Kavuştuğunda 2
İslam ve Feminizm Kavuştuğunda 2
İslam ve Feminizm Kavuştuğunda 1
İslam ve Feminizm Kavuştuğunda 1
Almanya’da Göçmen Kadınların Eşten Bağımsız Oturum Hakkı Mücadelesi
Almanya’da Göçmen Kadınların Eşten Bağımsız Oturum Hakkı Mücadelesi
İslami Feminizm Sahada: Mısır’da Aile Yasasını Reform Çabaları
İslami Feminizm Sahada: Mısır’da Aile Yasasını Reform Çabaları
Türkiye feminizminde gündemler, örgütlenme biçimleri ve siyaset stratejileri: ‘Sistem-dışı’nı yeniden düşünmek
Türkiye feminizminde gündemler, örgütlenme biçimleri ve siyaset stratejileri: ‘Sistem-dışı’nı yeniden düşünmek